Türkçe Dersi Sitesi
|
|
Zonguldak-Çaycuma-Kışla Köyü (Editörün Doğduğu Yer)
Köyün Adının Nereden Geldiği
Köyümüzün adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bununla ilgili olarak çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan biri eskiden köyümüzün şimdiki kurulduğu yerde "askeri kışla"nın bulunduğu söylenmekte. Diğer bir rivayete göre ise köyümüzün çevredeki köy ve mahallelere göre daha aşağıda bulunması, yani rakımının düşük olması, KIŞLAK olarak kullanılmasına sebebiyet vermiş. Bu nedenle köyümüzün isminin buradan da geldiği söylenmektedir.
Kısacası, köyümüzün adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir bu konuda sadece rivayetler vardır.
Köyün Coğrafi Durumu
Köyümüzün özellikle güney batı kesiminde bozuk, baltalık orman alanı mevcuttur. Halk bilinçsiz olarak bu ormanlık alanı tahrip etmiştir.
Köyümüzün evleri betonarme ve gayet sağlamdır. Fakat bir çok binanın çatısı yoktur. Eski tip ev yok denecek kadar azdır. Evlerin bir kısmı da kagir evdir. Binaların üzerinde çatının bulunmaması evlerin yazın çok sıcak, kışın ise çok soğuktur. Böyle olunca da hem insanların sağlığı zarar görmekte hem de aile ve milli gelir açısından büyük kayıp olmaktadır.
Bina yapımına başlanırken standartlara uygun olarak başlanmakta, binanın içinde yeteri kadar oda, salon, mutfak, tuvalet, banyo için yer ayrılmaktadır. Aynı zamanda binalar iki ve üç katlı olarak yapılmaktadır. Odalar döşem ile kaplanmaktadır. Halkın gelirinin iyi olması, ev düzeninin de iyi olmasını sağlamaktadır. Çoğu evde sıcak su tertibatı, kalorifer ve dekorasyonu bulunmaktadır.
Okulumuzun karşısında bulunan; on iki daireli ve birçok işyerine sahip Hüseyin AYHAN Apartmanı köye ayrı bir renk katmaktadır. Ayrıca okulumuza gelen memurlar ile sağlık ocağımıza gelen memurların ev ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Köyümüzde hüküm süren iklim, bilinen Karadeniz iklimidir. İlkbahar ve Sonbahar mevsimlerinde bol yağış düşer. Yazları ılık geçer, kışın ise fazla kar düşmemektedir.
Köyümüzün çevredeki köy, ilçe ve il ile olan bağlantısı gayet kolaydır. İlçemize yolcu çeken taşıt kooperatifi var olup, her gün düzenli olarak seferleri bulunmaktadır. İl ile bağlantısı ilçe üzerinden hem kara yolu hem de tren ile yapılabilmektedir. Ayrıca çevre köylerin yollarının da köyümüz içerisinden geçmesi ile hiçbir zaman ulaşım problemi yoktur. İlçemiz Çaycuma'ya uzaklığı 8 km. İlimiz Zonguldak'a ise 53 km. kara yolu ile bağlanmaktadır.
Kültürel Durum
Eğitim ve öğretimin önemi iyice anlaşılmış olmasına rağmen; bazı ailelerimiz kız çocuklarını okutmamaktalar. "Kız çocuğu okuyup da ne olacakmış, yarın elin kapısına gidecek" görüşüne sahip ailelerimizde daha bulunmaktadır. Köyümüze ilköğretim okulunun yapılmış olması ve de zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarılması dolayısıyla kız çocuklarımızın biraz daha iyi eğitim almaları sağlanmış olmaktadır. Şimdi baktığımızda ise köyümüzden ilçemizdeki liselere, Anadolu liselerine kız öğrencilerimiz devam etmektedir.
Köyümüzün Kırklar ve İmamlar mahallelerinde daha önceden ilkokul bulunmasına rağmen , merkez mahallede okul bulunmamaktaydı. Öğrenciler Kırklar mahallesindeki okula gidip gelmekteydi. Burada okulun bulunmaması gençlerin başı boş gezip, zamanlarını kahve köşelerinde öldürmekteydiler. Daha sonra tv.'nin etki ve günün gelişen şartlarına ayak uydurabilme çabaları köye yeni okul yapımına başlanmasına sebep olmuş. Köyün ileri gelenlerinin teşviki ile ilk etapta okul yaptırma ve yaşatma derneği kurulmuş. Köyün yerleşim için en güzel olan arsası, köylüler tarafından bağışlanmış.
Artık sıra derneğin üye sayısını artırmaya gelmiş. Yöre halkının TTT da çalışır olması, TTK yöneticilerinin iyi niyeti üye kaydını kolaylaştırmış. Üyelerin aidatları maaşlarından otomatik olarak kesilmiş. Böylece dernek büyük bir gelire sahip olmuş. Halkımızda büyük bir fedakarlık göstermiş. Okul yapımı bitmesine rağmen dernek faaliyetlerini hala sürdürmektedir. Bu da okulumuzun ihtiyaçlarının giderilmesini kolaylaştırmaktadır.
Dernek maddi olarak belli bir birikimi elde ettikten sonra okul için bina planı yaptırmış. Büyük bir törenle temeller atılmış, ve temeller tamamlandıktan sonra binanın geri kalanını devlet yapmıştır. Okul binası 1988 yılında tamamlanmış olup eğitim öğretime 1989-1990 öğretim yılında Kışla İlköğretim Okulu olarak hizmete girmiştir.
Halkımız ve devletimiz köyün gelişip, güzelleşmesi, kalkınması, bilinçli ve kültürlü insanlar yetişmesi için geleceğe yönelik büyük bir yatırım yapmış oldular.
Köyümüzün merkez mahallesinde okuyup da yüksek öğrenime devam etme oranı yeni yeni artmaya başlamıştır. Bu öğretim yılı (1998-1999) başında okulumuzdan mezun olan bir öğrencimiz Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanarak, öğrenim görmeye başlamıştır.
Köyün Nüfusu
Köyün Tarım Durumu
Köyümüzün tarıma elverişli alanı yok denecek kadar azdır. Daha çok sebze
ve meyve yetiştirmeye elverişlidir. Tarlalar çok küçük parçalar halinde ve
sarp yerlerde bulunmaktadır. Düz arazi çok azdır.
Köyde ekim dikim işlerinde modern araçlar kullanılamamaktadır. Bunun
sebebi de traktörün tarlalara girememesidir, ekim dikim alanlarının küçük
olmasıdır. Halkın TTK da işçi olarak çalışıyoruz diye tarıma fazla önem
verilmemiştir. Erkekler ise bir işte çalışıyoruz diye tarla, bağ, bahçe
işleriyle ilgilenmemektedirler. Bütün bu işleri kadınlar yapmaktadırlar.
Köyümüzde ağaç dikimi hızlanmıştır. Köyün ortasından derenin geçmesi,
rüzgarın az olması kavak dikimini hızlandırmıştır. Bunun yanında diğer
meyve ağaçlarının da dikim ve bakım işleri de yapılmaktadır.
Sebze yetiştiriciliğinde oldukça iyi, fakat bilinçsiz olarak
yapılmaktadır. Örneğin mısır tarlasına hem mısır ekilmekte, bunun yanında
ayrıca fasulye, kabak, domates, nohut, kara lahana dikilmektedir. Hal
böyle olunca verimde azalmaktadır.
Köyümüzde hayvancılık da çok az yapılmakta, bir kısmı hiç yapmamakta,
diğer bir kısmı ise hayvansal ürüne olan ihtiyacı kadar hayvan
beslemektedir. Buda bir iki hayvanı geçmemektedir. Bunun sebebi meranın
olmayışındandır. Son zamanlarda ilçemizdeki süt ürünleri sanayiinin
gelişmesiyle köylerden her gün süt toplanmaktadır. Halkımız da elindeki
fazla sütü buralarda değerlendirerek küçük de olsa aile bütçesine katkı
sağlamaktadırlar.
Son yıllarda tarım alanında bilinçli çalışmalar yapanlarımızda vardır az
sayıda olsalar da. Bir köylümüz kivi fidanı bularak dikmiş ve şimdi
ürünlerini almakta ve satmaktadır. Bunun yanında bir iki ailede
seracılıkla sebze yetiştirerek pazarlarda satmaktadır.
Köyümüzün Yönetimi
Köyümüzün yönetim durumu; bir muhtarlıktır. Merkez mahalle ile birlikte üç
mahalleden oluşmaktadır.
Köyümüzde, devlet hizmetlerinden yararlanabilmek için çalışmalar
yapılmaktadır. Devlet halk işbirliği ile köyümüze ilköğretim okulu, sağlık
ocağı yapılmış ve temiz içme suyu şebekesi kurulmuştur.
Köyümüzün Geçim Kaynakları
Halkımız geçimini işçilikten sağlamaktadır. Hemen her aileden en az bir
kişi TTK da çalışmaktadır ya da emekli maaşı almaktadır.
Köyden dışarıya son zamanlarda göçler olmaktadır. Yeni yetişen nesil
çevremizdeki inşaatlarda ve ya günü birlik işlerde çalışmaktadır. Dışarıya
da iş için gidenlerde olmuştur. Bunlar İstanbul ve Çorlu'ya
yerleşmişlerdir.
Köyümüzde, bir tane tekstil işletmesi kurulmuş ve bu iş yerinde yüze yakın
genç kızlarımız çalışmaktadır. Bu kızların bir kısmı çevre köylerden
gelmektedirler.
Köyümüzde, iki tane bakkal, bir pide-lahmacun işletmesi ve dört tane
kahvehane işletilmektedir.
Köyün Turizm Durumu
Köyümüzün geçmişinin çok eski olmasına rağmen turizmi gelişmemiştir.
Komşumuz olan Çayır köyündeki mağaralar azda olsa turist
çekmektedir.
Köyün Sağlık Durumu
Köyümüz insanının yüzde doksanı bir sosyal güvenceye sahip olduklarından,
devletin sağlık kuruluşlarından hiçbir maddi sıkıntı çekmeden
yararlanabilmektedir.
Ayrıca köyümüzde sağlık ocağı bulunmakta; personel bakımından da iyi
durumdadır. Üç doktor kadrosu, iki ebe, bir hemşire ve de bir hizmetlisi
bulunmaktadır.
Köyümüzde Folklor
Köyümüzün folklorik olarak göze batan iki geleneği ve göreneği vardır.
Bunlar asker uğurlama ve evlenme gelenekleridir.
Düğünler; köyümüzde evlenme çağına gelen gençler ailelerinden habersiz
olarak birbiri ile tanışıp, anlaşıyorlar. Kendi aralarında anlaştıktan
sonra erkek konuyu ailesine açtıktan açıyor. Ailede çocuğunu evlendirmeyi
düşünüyorsa; aile içinde konuşup, kızın ailelerine uygun olup olmadığına
karar veriyorlar. Uygun görülürse etkili olabilecek, muhtar, öğretmen,
imam veya köyün ileri gelenlerinden bir iki kişi ile birlikte dünürlüğe
gidiliyor. Kız tarafı dünürcüleri ağırlıyor. Gelenler ne amaçla
geldiklerini açıklıyorlar. Kız tarafı konuyu düşüneceklerini söylüyor. Kız
tarafı da bu işi kendi arasında tartışıyorlar. Kıza isteyip istemediği
soruluyor. Kendi aralarında karar veriyorlar. Erkek tarafı bir kez daha
dünürcü gönderiyor. Kız tarafı uygun gördüyse söz veriliyor, uygun
görülmediyse bu işin olmayacağı açıklanıyor. Fakat kız ile oğlan birbirini
sevmişse gizlice anlaşarak kaçıp evleniyorlar.
Kız tarafından olur cevabı alındıktan sonra kararlaştırılan bir günde
çarşıya gidiliyor. Orada yüzükler alınıp takılıyor. Urba, denilen kız için
gerekli giyim eşyası alınıyor. İleri bir tarihte şerbet içiliyor, burada
başlık parası, alınacak eşyaların listesi çıkarılıyor. Eşyayı ve ziynet
eşyasını erkek tarafı yapmaktadır.
Baklava ile köylüye düğüne söylenir. Gelin çıkmadan bir gün önce kına
gecesi düzenlenir. Kına gecesi orkestra veya davul zurna getiriliyor.
Genç, yaşlı, kadın, kız, erkek karışık olarak eğleniyorlar.
Düğün sabahı köylüye yemek veriliyor. İkindi namazından sonra gelin
alınır, damdın evine getirilir. Son zamanlarda kına gecesinin benzeri yine
eğlence yapılır. Bu eğlence köyde, durumları iyi olan aileler ilçedeki
düğün salonlarında yapılmaktadır. Yatsı namazından sonra hoca tarafından
dini nikah kıyılır, dua yapılır, damat gelin odasına gönderilir. Eskiden
yapılan duvak adeti son yıllarda kaldırılmıştır.
Asker uğurlama; askerlik çağı gelen gençlerin ailesi, askerlik günü belli
olduktan sonra bir akşam evinde köylünün de katılımıyla bir Kur'an
okutuyor, vatana millete hayırlı bir asker olması için ve hayırlısıyla
dönmesi için dualar ediliyor. Askerlik günü geldiğinde köylülerin hepsi
birden arabalara binerek ilçedeki terminale kadar uğurlamaya geliyor.
Terminalde ayak üstü davul zurna eşliğinde eğlence yapılıyor. Otobüs saati
geldiğinde ise asker herkesle vedalaşarak otobüse biniyor. Otobüse biner
binmez askerlik başlamış oluyor.
HAZIRLAYANLAR:
Yazı: Şenol ÖZDİL
Fotoğraflar: SADIK KERİM UZAN







