Kitap Tanıtımı

 

 


İKİ KİŞİLİK YALNIZLIK

İkisi de çok satanlar listesine girip baskı üstüne baskı yapan "Etekli İktidar" ve "Bana Sırtını Dönme"nin yazarı Sinan Akyüz’ün son romanı. İki kişilik yalnızlık. Yaşanmış bir öyküden yola çıkılarak yazılmış bir roman. ‘Sözleri bitmiş’ bir çift. "İlk yıllar ne güzeldi" diye düşünen, mutsuz bir kadın. "Yalvarırım beni dinle!" diyen bir adam. Karı kocanın arasına giren kara bir gölge. Yabancılaşma, karanlığın dehlizlerinde birbirini kaybeden iki insan. Ve yavaş yavaş çöken "iki kişilik yalnızlık"... Okudukça yazılanların gerçekten yaşanmış olduğunu tekrar tekrar düşünmekten, hüzün ve öfkenin sınırlarında gidip gelmekten kendinizi alamayacaksınız. Sinan Akyüz'ün ilk kitabı gibi "İki Kişilik Yalnızlık" da kısa sürede çok satanlar listesinde girdi. Alfa Yayınları, 218 sayfa, 1'inci baskı.


SAATÇİ BAYIRI

"Hani o komik yazılar yazan kız" Ayça Şen, bu kez yazar olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce "Yanlarım Ağrıyor" adlı bir deneme ve "Babanız Kim?" adlı bir röportaj kitabı hazırlayan Ayça Şen?in ilk romanı. Bildiğimiz o "Ayça Şen" diliyle kurulmuş koskoca bir dünya, iki farklı karakterin ağzından anlatılıyor... Küçük bir kız çocuğunun, küçük olmayı, ergenlik sürecini; arkadaşlık, aşk, aile ilişkilerini keşfetmesinin hikâyesi. 1980 kuşağının tanıdık geçmişinden bir hikâye; bizden bir hikâye. Tarzının zorluğuna inat alabildiğine akıcı bir dille akıp giden bu hikâye, Ayça Şen hayranlarının elbet merakını uyandıracak, fakat bugüne kadar döktüğü taşların fazlası var bu kitapta... Okuyanus Yayınları, 1'inci baskı, 408 sayfa.


AB YOLUNDA CANIM TÜRKİYEM

Kapısını tırmalayıp durduğumuz Avrupa Birliği, anamızdan emdiklerimizin yanı sıra, para bastırarak alıp içtiğimiz sütleri bile burnumuzdan getiriyor. Gece rüyalarında gördüklerini, sabah bizden istiyorlar. Yok "kokoreç yemeyeceksiniz", yok "a ile b harflerini her koşulda mutlaka büyük yazacaksınız", yok "simitlere eşit miktarda susam koyacaksınız", yok "farklı bölgelerde üretilen karpuzların aynı kırmızılıkta olmasını sağlayacaksınız", yok "ekmeği en az on sekiz kez çiğneyeceksiniz"... Bu liste, kilomektrelerce uzayıp gidiyor. Oysa kapıyı, her seferinde "küt" diye yüzümüze çarpmak yerine, açıp "buyur" etseler, sayemizde çok daha hareketli ve rengarenk bir yaşam sürecekler. Nurettin İğci'nin metinleri Süleyman Boyoğlu'nun çizimleriyle. Günlük ulusal basından seçme haberler. Eğlendiren ve düşündüren bir kitap. Güncel Yayıncılık'tan. 1'inci baskı, 200 sayfa.


EKSİK ŞİİR

Sezen Aksunun 1975-2006 arasında yazdığı 400'ün üzerinde şarkının sözlerinden hazırlanmış "Eksik Şiir" bir seçki kitabı. Açılışında "Hayat Sana Teşekkür Ederim", finalinde ise "Gidemem"in yer alıyor. 197 Sezen Aksu şarkısının sözleri toplu halde. Türkiye'de art arda 3-4 kuşağın hatıralarında yer eden Sezen Aksu, şarkılarını bir kitap bütünlüğü içinde bu kez "okunacak" bir şey olarak sunuyor. Amaç, sanatçının şarkı sözlerinin taşıdığı şiirselliği okurla paylaşmak, kendi müziklerine kavuşmazdan önceki hallerini, kâğıt üstüne okurlarıyla paylaşmak. Eksik Şiir, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu ama her şeye rağmen yaralarımızı sarıp ayakta durabilecek güce sahip olduğumuzu kanıtlıyor. Sezen Aksu'nun yazdığı önsözle birlikte... Metis Yayınları, Aralık 2006. 224 sayfa, 1'inci baskı.


MASALLAR

Bu kitap, Fransız ve dünya edebiyatının dev klasiklerinden biri olan Jean de La Fontaine'in bütün masallarını biraraya getiriyor. La Fontaine'in masalları, insanoğlunun yüzyıllardır günlük yaşamında edinegeldiği temel ahlaki deneyimleri eğlendirici bir biçimde yansıtıyor. Derin konuları son derece hafif bir anlatımla ifade eden La Fontaine'in masallarında hayvan karakterler belirgin bir biçimde öne çıkıyor. Ünlü şair, hayvan ve insan özellikleri arasındaki uyuşmazlığı ustaca kullanarak alaycı, küstah, kaba, hüzünlü, sevecen, düşünceli, incelikli ve bilgece bir tonla okura sesleniyor, insanlık komedisi anlayışını ve sanattan aldığı keyfi bizlerle paylaşıyor. Hem çocuklar hem büyükler için. Çeviri Selahattin Eyüboğlu. İş Bankası Kültür Yayınları'ndan. Eski baskıları ile diğer yayınevlerinden çıkanları almayın. 4'üncü baskı Eylül 2005. 570 sayfa.

 


BİR GARİP AŞK ÖYKÜSÜ

Carl-Johan Vallgren, İsveç'te günümüz yazarlarının önemli isimlerinden. On dokuzuncu yüzyılın başlarında, filozof Kant’ın da doğum yeri olan Königsberg’deki bir genelevde bir hilkat garibesi doğar. Doğarken annesinin ölümüne sebep olan bu canavarımsı yaratık sağır, dilsiz ve ürkütücü bir şekilsizliktedir. Ne var ki çok gizli bir yeteneğe de sahiptir: İnsanların zihnini okur, kalplerinin en derininde olup biteni bilir. Herkül adı verilen bu bebeğe hayatın bahşettiği en büyük armağan, onunla aynı gün genelevde dünyaya gelen güzeller güzeli Henriette Vogel ile birbirlerine duydukları kopmaz aşktır. Ama içinde yaşadıkları dünya böyle bir aşkı kaldıramaz, âşıklar birbirlerinden uzağa savrulurlar. Yeteneği başına bela olan, çetin düşmanlar edinen Herkül, on dokuzuncu yüzyıl boyunca aşkının peşinde Avrupa’yı bir ucundan diğerine dolaşır. Metis Yayınevi. Çeviri Ali Arda. Ekim 2006, 310 sayfa.


HÜZÜNLÜ BİR AŞK ŞARKISIYDI PARAGUAY

Lily Tuck Paris'te doğdu, Amerika'da yaşıyor. Bu üçüncü kitabıyla ABD'de "National Book Award" kazandı. "Paraguay'ı da aynen Fransa gibi yapmak üzere" Paris'ten ülkesine Ella ile birlikte dönen diktatör Franco, babasının yerine iktidara geçtiğinde Arjantin, Brezilya ve o zamanki adı Banda Oriental olan Uruguay'a savaş açarak Paraguay'ı büyük bir felakete sürüklemişti. İşte bu tarihsel ve toplumsal trajenidin içinde Paraguaylıların ve bu ülkedeki yabancıların yaşadığı hüzünlü aşklar, derin tutkular, korkunç acılar, büyük ihanetler ve elbette politik çatışmalar ve iktidar kavgaları... Diktatörlerin yaratabileceği ulusal felaketleri, tiraji-komik olayları rastgele bir kurguyla anlatıyar Lily Tuck. Aykırı Yayıncılık'tan. Çeviri Neşe Olcaytu. 236 sayfa. 1'inci baskı Mayıs 2005.


RAŞİD'İN DÜRBÜNÜ

Batı'da bulunduğu duyulan ilginç bir alete, yani dürbüne Doğu'da da sahip olmanın ilginç macerası. Yazar, Sudan asıllı İngiliz. 17'nci Yüzyılın başlarında Cezayirde başlayıp Danimarka'da sona eren bir arayışı anlatılıyor. İşlemediği bir suçtan hapsedilen Raşid el-Kenzi, hayatını ve özgürlüğünü kazanmak için, Hollanda'da yapılmış esrarengiz bir optik aracı Cezayir'deki dayısına getirmek zorundadır. Çünkü dayı, "Gözü arıyor. Bu gözün kendisini okyanuslar üzerinden geçireceğini, dağların tepelerine uçuracağını düşünüyor. Güneşi yerinden oynatmak ve Allahın iradesine meydan okumak istiyor." Raşid bu nedenle bilinmeze, kendi coğrafyasının, İslam dünyasının ötesindeki dünyanın karanlığına gitmek zorunda kalıyor. Yer yer eksikleri olan, "Diğer bölümden buraya nasıl geçtik?" diye düşüneceğiniz ama keyfli bir roman. Yapı Kredi Yayınları'ndan. Çeviri bir Türk şairinden: Güven Turan. 7'inci baskı Temmuz 2004. 245 sayfa.


NEDJMA

Cezayirli şair, romancı ve oyun yazarı Kateb Yacine’in başyapıtı Nedjma, yayınlandığı 1950’li yıllarda, Fransız dilindeki Kuzey Afrika edebiyatına yön vermiş bir roman. Fransız sömürge yönetimi altındaki Cezayir’e egemen olan şiddet ve parçalanmışlık ortamında geçen romanda, yerel efsaneler ile yaygın dinsel inançları kaynaştıran Yacine, yeni bir Cezayir arayışını mitolojik bir bakışla ele alıyor. Roman, dört erkeğin aynı kadına, Nedjma’ya olan aşklarının simgesel bir öyküsü. Ağabeyiyle zorla evlendirilen Nedjma’ya, tıpkı Cezayir’e olduğu gibi söz hakkı tanınmaz. İslam sanatının geometrik formlarını üslubuna yansıtarak alışılmış roman yapısını kıran Yacine, Nedjma’nın kişiliğinde, geleneklerin ve sömürgeciliğin tüm baskılarına karşı bir özgürlük vaadi yaratır. Dikkatli ve yoğun bir okuma gerektiriyor. Can Yayınları'ndan. Çeviri Aysel Bora. 1'nci basım Temmuz 2006, 240 sayfa.


CENNET BAŞKA YERDE

Çağdaş Latin Amerika edebiyatının ustalarından Mario Vargas Llosa, bu kitabıyla bizi şaşırtıyor: Flora Tristán, sosyalist feminizmin kurucularından biridir, yaşamını kadınlar ve işçilerin temel haklarının kazanılmasına adamıştır. Flora’nın gözünde cinsellik, erkeklerin kadınlardan intikam almak için kullandıkları bir şiddet türüdür. Paul Gauguin, bir borsa simsarıyken resim tutkusuna yakalanmış, Kilise ve burjuva yaşamıyla iğdiş edilmemiş, saf ve ilkel bir dünyanın peşinde Tahiti’ye gitmiştir. Gauguin’in gözünde yasaksız, hazzın doruklarında gezinen bir cinsellik yaratıcılığın kaynağıdır. 19. yüzyılın bu iki karşıt karakterini buluşturduğu Cennet Başka Yerde’de, Llosa, cenneti arayanların cehennemini anlatıyor. Okuması kolay, elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Can Yayınları'ndan. Çeviri: Saliha Nilüfer. 1'inci baskı Aralık 2006. 436 sayfa.


KAR ÇİÇEĞİ VE SIRLAR YELPAZESİ

Lisa See, Paris'te doğdu, ABD'de Los Angeles'in Çin Mahallesi'nde büyüdü. Uluslararası ün kazandığı "Çiçek Ağı", "İçerisi" ve "Ejderha Kemikleri" isimli polisiye üçlemesinden sonra yazdığı ilk roman Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi. Anılarını dinlediği 96 yaşındaki Yang Huanyi ve onunla birlikte keşfettiği, dünyada belki de yalnızca kadınlar arasında kullanılan tek dil ‘Nu Şu’, See’ye bu romanı yazdırmış. Romanın kahramanı, 19. yüzyılda yaşayan, kocasının evine gidene kadar, ailesinin gözünde ‘doyurulacak bir ağız, giydirilecek bir beden’ olmaktan başka bir anlam taşımayan küçük bir kız: Zambak. Ailesinin sosyal konumunu yükseltmek için varlıklı biriyle evlenebilmeli, evlenebilmek için de ayakları minik olmalı. Sınıf ve cinsiyet farklarının bizleri nasıl ayırdığını, yine de ilişki kurmak ve bağlanmak arzusunun insanları nasıl ayakta tuttuğunu büyüleyici bir dille anlatıyor. Can Yayınları'ndan. Çeviren Ufuk Boran Kaptan. 1'nci baskı 2005. 363 sayfa. 


ON BİR DAKİKA

Kitaplarını okuyan da sürekli bir hayal kurma ve düşünce filizlerinin dallanıp budaklanmasına katkıda bulunan dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho bu kitabıyla da bize farklı bir dünya sunuyor. Belki bir aşk masalı, belki hayatın acısıyla tatlısının karışmış en bulanık hali, belki de bedel ve cesaretin ödüle giden birlikteliği... Kitabın kahramanı olan Maria'nın kendisine göre seçtiği / seçmediği hayatını anlatıyor. Kendi içindeki hayallerinin, katı dünya kurallarıyla yüzleşmesinin ve bu yüzleşmenin yaşamına hiç ummadığı gibi yansımasını görüyoruz. Yazarın bu eseriyle ilgili; "Herkesin duymaktan hoşlanacağı şeyleri değil, kafamı kurcalayan neyse onu anlatmak" sözüyle de yazdıklarının bizi hem hayallere sevk ettiğini aynı anda da gerçeklerle buluşturduğunu gözardı edemeyeceğimiz derecede okunması gerekli bir kitap. Kitabı özetleyen ama içinde bir dünya konu barındıran vurucu cümlesi; "Dünya yalnızca on bir dakika süren bir şeyin çevresinde dönüyor." Can Yayınları'ndan. Çeviri Saadet Özen. 25'inci basım 2005. 238 sayfa.