Türkçe Dersi Sitesi

 

Karanlıkları Aydınlatan Tek Meslek: Öğretmenlik

 

                                           

 
1
2
3
4
 
         
5 kadın 1 erkeği öldürdü!

Beni Hayata Hazırla!..

Yazar: Sinem DİKMEN
Sınıf: 8/B
Konu: Karanlıkları Aydınlatan Tek Meslek: Öğretmenlik

 

BENİ HAYATA HAZIRLA!..

      Nasıl başlasam bilemiyorum ki öğretmenim. Bu zamana kadar senin gösterdiklerinle çok yazılar yazdım ama seninle ilgili hiç yazı yazmadım ki.

              Annemin elinden tutarak ilk kez okula geldiğimde karşılaşmıştım seninle. Doğrusunu söylemek gerekirse gerçekten biraz ürkmüştüm. Çünkü o yaşıma kadar doktorlardan hep korkardım ve onları sevmezdim. Sen de beyaz önlüğünle tıpkı bir doktor gibiydin. Sonradan annem senin bir öğretmen olduğunu söyledi. Bilmiyordum, öğretmen ne bana ne yapacak; yoksa o da bir iğne mi vuracak?

              Annemin elini sıkı sıkı tutarken seni görmüştüm. Bir anda göz göze gelmiştik. Heyecanlanmıştım. Ama o zaman nerden bilebilirdim ki, bu beyaz önlüklü insanın gün gelince canım, kanım olacağını…

              Ben daha yumuşacık bir hamurum, her şekle sokulmaya hazır. Bir ırmağım belki de, daha yolu çizilmemiş. Hatta bir dünyayım ben, keşfedilmemiş…

              Dünyayı, hayatı anlattın bana. Sen bana beni anlattın öğretmenim. Ben nerden bilecektim sen bana öğretmeseydin Kanuni’yi, Mustafa Kemal’i… Ben nerden bilecektim insanlığı? Sadece ben değil, binlerce insan nasıl öğrenecekti? Yo, öğrenemeyecekti, eğer sen olmasaydın. Şimdi sen bize öğretmiş olmasaydın; depremlere bu kadar yardım gönderilmeyecekti, şehitlere bu kadar ağlanmayacaktı. Millet, duyarsızlık ve cahillik içinde akıp gidecekti şelale gibi. Kısaca insan, insan olamayacaktı.

              Doktora hastalanınca, polise kazada falan ihtiyaç var. Ama sana her zaman öğretmenim.

              Kimi zaman oldu üzüntülerimin, sıkıntılarımın içinde boğuluyordum. Siyah perdeler vardı etrafımda. Bir ışık arardım böyle zamanlarda, bir ışık… O ışık her zaman sen oldun öğretmenim, biliyor musun? O karanlık perdenin arasından çıkan bir dolunay misaliydin benim için. Aydınlattın beni ve dünyamı. İşte ben sana bu yüzden muhtacım ve minnettarım öğretmenim.

              Kimi zaman da duyulmayan çığlıklarımı duydun sen benim. Kimsenin duyamadığı sessiz çığlıklarımı… Seninle tanışmadan önce anasız yavru ceylan, dalgasız deniz, gölgesiz dağ misali boş, cahil yaşamışım bu dünyada ben.

Sen görmeyenlere göz, duymayanlara kulak, yürüyemeyenlere ayaktın öğretmenim.

              Bir bahçıvan güle, bir ressam tuvale, heykeltıraş mermere ne ise sen de bana oydun öğretmenim. Bana değil, ülkeye, dünyaya oydun.

              Kırk yıl uğruna kölesi olduğum insan,

Sen bana öğret ki! Televizyon yıkamasın beynimi, magazin duymasın kulaklarım, cahil görmesin gözlerim, haram tatmasın ağzım. Beni Türkiye’ye hazırla öğretmenim.

              Birlikte çalışalım bu sınava. Matematiğe, Türkçeye değil sadece; hayata…

              Satır satır geçmişi yaz bana, beni koru, beni yoğur, beni kur, beni yürüt, beni koştur, beni uçur, bildiklerini öğret bana öğretmenim. Kandil gibi yak tüket kendini ki ışığın bizleri aydınlatsın. Uykusuz geçir gecelerini ama bana anlat öğretmenim, bana öğret.İstediğin kadar sula bu çiçeği bilginle öğretmenim, fazlası çürütmez.Işık tut bana, karanlığımı ezdir, cahilliğimi ezdir öğretmenim.Beni al Mustafa Kemal yap öğretmenim…